Pazar günü kahvalıtda hemencecik yumurtalı ekmek yaptım : ) Kar var kar var diye alarm verildi verileli 2 yetişkin bir bebek 3 kişi 3 ekmek birden alıyo olduk : ) Öyle olunca biri kurudu, bende sabah hemen onları kesip yumurtaya buladıktan sonra az yağda kızarttım. Ekmekler tuzlu olduğu için ben tuz koymam ama karabiber serperim. Ben karabiberi çok severim gerçekten nedendir bilmiyorum ailedede öyle acılı sevende pek yok ama ben şimdi düşünüyorumda hemen hemen her yemeğe karabiber serpiyorum : )
Sonra mutfağıma astığım süste kapının üstüne raptiye belli olmadan tarafımca tutturulmuştur : )
Oraya asılsın istedim ama tavana delik açıp assaydım çok yukarda olacaktı bende böyle bir çözüm bulmuş oldum. Nasıl ama : ) Raptiye belli olmasın diye nasıl kapıyle arasına ittirdim onu bi görseydiniz beni çok komikti !!
Bu ara bu süsü 8 sene önce Avcılara ziyarette bulunduğumda cuma pazarından almıştım. Gitmeyeli uzunnnn yıllar oldu Avcılara ama zaten eski Avcılar değil gitmek istemezsin diyo arkadaşlar. Bu konu üzerinde daha sonra uzun uzun yazacağım blogdaşlarım. Çünki bu Avcıların depremden sonra aldığı göçle ve göçün getirdiği sorunlarla alakalı olacak.
Güzel fillerim dimi ama çok ciciler yıllar geçti çok tozlandılar, sildim baktım tüyleride çıkmış ama olsun ben çok seviyorum onları atmak istemiyorum : )
Bu ara arkadaşlar bebeğim mutfakta olmayı çok seviyo herşeyi dolaplardan çıkarsın döksün, ben yemek yaparken hep yanımda olsun. Şimdi havalarda soğuyunca biz ufaklığın mutfakta yere oturduğunda fayans taşlara üşüdüğünü fark ettik. Yerdeki kilime değil inadına taşlara oturur ufaklık : )
Babasıyla sabah karar verdik halı yaptırcaz zemini ama nasıl bişey olsun? Ben daha önce ince halı olan evde yaşamıştım koyu mavi renkti güzeldi. Benim istediğim açık bir renk olması ve yumuşak bişey olması. Bakmaya başlıyoruz bu hafta umarım çok uzun sürmez.
Varsa aranızda bi fikri olan bu halı konusunda lütfen yazsın ok blogdaşlarım ?
Hülya'nın dünyası
31.1.12
29.1.12
Pazarı çok severim : ) yeni kitabım geldi yuppie!!
Herhalde bu görüntü yetiyodur pazar günümü anlatmaya :)
En çok sevdiğim sütlü kahvem, en çok sevdiğim inekli bardağımın içinde ve yeni gelen kitabım tabiiki : )
Bu kitabı çok bekledim, sevgili arkadaşımız Hatice portakalağacı blogunun sahibi sonunda beklenen kitabı çıkarttı ve çokta iyi yapmış! İçinde çok pratik ve lezzetli tarifler var. Bence yeni başlayanlara ve zaten mutfakla çok haşır neşir olanada gayet uygun.
Ben değişik değişik köfte tariflerini en çok beğendim. Artı çeşit çeşit sebzeli çorbalarıda çok güzel gözüküyolar.
Fotoğraflar kocaman kocaman tariflerin sağ tarafında çok yakışmış.
Kitap ayrıca çorbalar, sebze yemekleri, tatlılar vs diye bölümlere ayrılmış. Kısaca almayı düşünen arkadaşlara tavsiye edilir : )
En çok sevdiğim sütlü kahvem, en çok sevdiğim inekli bardağımın içinde ve yeni gelen kitabım tabiiki : )
Bu kitabı çok bekledim, sevgili arkadaşımız Hatice portakalağacı blogunun sahibi sonunda beklenen kitabı çıkarttı ve çokta iyi yapmış! İçinde çok pratik ve lezzetli tarifler var. Bence yeni başlayanlara ve zaten mutfakla çok haşır neşir olanada gayet uygun.
Ben değişik değişik köfte tariflerini en çok beğendim. Artı çeşit çeşit sebzeli çorbalarıda çok güzel gözüküyolar.
Fotoğraflar kocaman kocaman tariflerin sağ tarafında çok yakışmış.
Kitap ayrıca çorbalar, sebze yemekleri, tatlılar vs diye bölümlere ayrılmış. Kısaca almayı düşünen arkadaşlara tavsiye edilir : )
26.1.12
Kucukseylere buyrun arkadaşlar:
Kıymetcimin çekilişine bakın derim blogdaşlarım : )
http://kucukseylerr.blogspot.com/2012/01/cekilisim-var-duyduk-duymadik-demeyin.html
http://kucukseylerr.blogspot.com/2012/01/cekilisim-var-duyduk-duymadik-demeyin.html
Bugün sorunum çözüldü : )) Trende doğum
Arkadaşlar teşekkürler, yorumlarınızı tek tek okumuştum fakat cevaplayamıyodum blogtaki sorundan dolayı. Bir haftadır uğraşıyorum her gün girip denedim, şablon değiştirdim hiç farketmedi. En son bugün kendiliğinden açıldı bütün sayfalar : )
Bu ara blogumu ne çok özlemişim! Sizin sayfaları ziyaret etmeyide, hemen giriyorum şimdi zaten.
aa birde çok şey birikti yavaş yavaş ekliyorum tariflerimi, enteresan bulduğum haberleride paylaşacağım, birkaç fotoğrafta vardı paylaşmak istediğim bayağı çokmuş yahu : )
Geçtiğimiz hafta okuduğum haber şöyleydi: New yorkta trende doğum, tabii insanlık hali olabilir diye düşündüm aslında 19 ay önce doğum yapmış biri olarak birde hiç yerinde oturamayan 9 ay boyunca bol gezen biri olarak olabilir dedim açıkcası : ))
Ama sonra şu yazıyodu:
Bikaç hafta sonra doğum yapması gereken New yersey den bayan ve eşi sancılar başlayınca New yorktaki hastaneye arabayla gideriz yol tıkanır bize denk gelir diye bile bile trenle gitmeye kalkmışlar, trende tıka basa dolu durkakla giden bir trenmiş. Olay trende anlaşılınca hemen treni en yakın hastanenin orada durdurmuşlar zaten poliste bekliyomuş.Dolu trenin içinde yolcuların yardımıyla doğumu yapmış kadın.
Bebek çok sağlıklıymış.
Allah korusun aslında o son bikaç hafta hiç evden çıkmamak lazım şimdi okuyunca buna gerçekten kanaat getirdim : O) Herkes otursun yerinde doğumunu beklesin ne kendini nede bebeğini tehlikeye atmasın okadarrrrrrrr : ) İşin şakası bi yana gerçekten öyle yapmalıyız bence.
kaynak: http://www.nu.nl/
Bu ara blogumu ne çok özlemişim! Sizin sayfaları ziyaret etmeyide, hemen giriyorum şimdi zaten.
aa birde çok şey birikti yavaş yavaş ekliyorum tariflerimi, enteresan bulduğum haberleride paylaşacağım, birkaç fotoğrafta vardı paylaşmak istediğim bayağı çokmuş yahu : )
Geçtiğimiz hafta okuduğum haber şöyleydi: New yorkta trende doğum, tabii insanlık hali olabilir diye düşündüm aslında 19 ay önce doğum yapmış biri olarak birde hiç yerinde oturamayan 9 ay boyunca bol gezen biri olarak olabilir dedim açıkcası : ))
Ama sonra şu yazıyodu:
Bikaç hafta sonra doğum yapması gereken New yersey den bayan ve eşi sancılar başlayınca New yorktaki hastaneye arabayla gideriz yol tıkanır bize denk gelir diye bile bile trenle gitmeye kalkmışlar, trende tıka basa dolu durkakla giden bir trenmiş. Olay trende anlaşılınca hemen treni en yakın hastanenin orada durdurmuşlar zaten poliste bekliyomuş.Dolu trenin içinde yolcuların yardımıyla doğumu yapmış kadın.
Bebek çok sağlıklıymış.
Allah korusun aslında o son bikaç hafta hiç evden çıkmamak lazım şimdi okuyunca buna gerçekten kanaat getirdim : O) Herkes otursun yerinde doğumunu beklesin ne kendini nede bebeğini tehlikeye atmasın okadarrrrrrrr : ) İşin şakası bi yana gerçekten öyle yapmalıyız bence.
kaynak: http://www.nu.nl/
17.1.12
Yorum yazamıyorum
Bütün güzel yorum bırakan arkaşlar teşekkür ederim hepinize ayrı ayrı, fakat ben sabahtan beri giriş yapıyorum çıkış yapıyorum bloguma ama bitürlü yorum bırakamıyorum error diyo. Bir iki saat sonra tekrar deneyeceğim.
Eğer aynı durumda olan varsa lütfen yazsın.
Eğer aynı durumda olan varsa lütfen yazsın.
16.1.12
Kestane kebab yemesi sevab : )
Kestaneyi çok sevip son zamanlardada bi hayli çok tüketince : ) bi bakayım nedir bu kestanenin faydaları zararları diye düşündüm. Aslında eşimde fena diyoduki ben duydum bu kestanede 3/4 tane yediğinde bir ekmek dilimi yemiş kadar oluyosun dedi bende ayıptır söylemesi ondan bayağı daha çok yiyince dalga geçme durumuda olunca : ) bi bakayım nedir dedim ve işte sonuç:
Lif açısından çok zengin olan kestane kan şekerinin artmasına sebep olan glisemik endeks açısından çok fakirdir. Bu nedenle kan şekeri sorunu olanlar rahatıkla tüketebilir. Ancak elbette bazı kişilerin alerjisi bulunabilir. Yine de sağlık sorunu olanların doktora danışmasında fayda vardır.
Her 100 gram kestanede 195 kalori bulunur. Yüksek karbonhidrat içeriğinin yanı sıra C vitamini, potasyum, bakır, magnezyum, amino asitler ve antioksidanlar açısından da zengindir.
Kestanede vücudumuz için gerekli olan yağ asitlerini bünyesinde barındırır. Cinsel gücü arttırdığı bilinen kestane kolesterolden kan dolaşımına kadar vücudumuzun her bölümünde etkilidir.
Kestanenin çizilerek pişirilmesinin nedeni içeriye su girişini sağlamaktır. Bu çizikler hava çıkışını da kolaylaştıracağı için kestanenin daha kolay pişmesini sağlar.
Ohhhhh yarasın bana çok iyi yapıyomuşum demek : ))) Bu faydalarını tek tek anlatacam akşama : )
Lif açısından çok zengin olan kestane kan şekerinin artmasına sebep olan glisemik endeks açısından çok fakirdir. Bu nedenle kan şekeri sorunu olanlar rahatıkla tüketebilir. Ancak elbette bazı kişilerin alerjisi bulunabilir. Yine de sağlık sorunu olanların doktora danışmasında fayda vardır.
Her 100 gram kestanede 195 kalori bulunur. Yüksek karbonhidrat içeriğinin yanı sıra C vitamini, potasyum, bakır, magnezyum, amino asitler ve antioksidanlar açısından da zengindir.
Kestanede vücudumuz için gerekli olan yağ asitlerini bünyesinde barındırır. Cinsel gücü arttırdığı bilinen kestane kolesterolden kan dolaşımına kadar vücudumuzun her bölümünde etkilidir.
Kestanenin çizilerek pişirilmesinin nedeni içeriye su girişini sağlamaktır. Bu çizikler hava çıkışını da kolaylaştıracağı için kestanenin daha kolay pişmesini sağlar.
Ohhhhh yarasın bana çok iyi yapıyomuşum demek : ))) Bu faydalarını tek tek anlatacam akşama : )
13.1.12
99 yaşındaki italyan 77 yıllık evlilikten sonra boşanmak istiyomuş
Bikaç gün yazmayınca eksik hissediyorum sanki kendimi, alışkanlık yaptı sanki blog : ) Aslında arkadaşlar sizleri takip etmeyide çok seviyorum, bakalım kim ne paylaşmış : ) Büşranın wc takımlarını gördüm az önce çok ama çok güzel olmuş nasıl becerikliyiz biz kadınlar dimi amaya (benlibegonya.blogspot.com)
aklımdayken tandıklara linki yollayayımda varsa isteyen haber versin.
Bu ara iş günü bitti, bücürüm uyudu, bende gazetelere bakıyoken şöyle bi habere rastladım. Italya Romada 99 yaşında bitane adam 77 yıllık evlilikten sonra eşinden boşanmak istiyomuş. Eşide ondan 3yıl küçükmüş. Boşanma sebebi eşinin onu yarım asır önce aldatmış olması, kadının çekmecesinde bu aldatmayla ilgili mektupları 2002 yılında bulmuş. Ozamandır biliyomuş ama bi süre ayrı yaşadıktan sonra tekrar birleşmişler.
Şuan ise artık boşanmak istiyorum çünki bizim evliliğimiz o beni aldattığı zaman aslında zaten bitmişti demiş....
Bazılarımız ne zaman olursa olsun kaç yaşında olursak olalım aldatmayı kabullenemiyoruz, içinde bulunduğun şartlarda önemli tabii. Biliyoruz durumu olmayan kadınların böyle şeylere bile bile göz yumduklarını.. Oda çok ayrı bi konu. Gerçi kadın hiç bir zaman böyle bişey olsada unutmaz diye düşünüyorum birlikte yaşamaya devam etse bile. Bu 99 yaşındaki adamda unutmamış.
http://www.nu.nl/opmerkelijk/2704661/99-jarige-wil-77-jaar-huwelijk-scheiden.html
aklımdayken tandıklara linki yollayayımda varsa isteyen haber versin.
Bu ara iş günü bitti, bücürüm uyudu, bende gazetelere bakıyoken şöyle bi habere rastladım. Italya Romada 99 yaşında bitane adam 77 yıllık evlilikten sonra eşinden boşanmak istiyomuş. Eşide ondan 3yıl küçükmüş. Boşanma sebebi eşinin onu yarım asır önce aldatmış olması, kadının çekmecesinde bu aldatmayla ilgili mektupları 2002 yılında bulmuş. Ozamandır biliyomuş ama bi süre ayrı yaşadıktan sonra tekrar birleşmişler.
Şuan ise artık boşanmak istiyorum çünki bizim evliliğimiz o beni aldattığı zaman aslında zaten bitmişti demiş....
Bazılarımız ne zaman olursa olsun kaç yaşında olursak olalım aldatmayı kabullenemiyoruz, içinde bulunduğun şartlarda önemli tabii. Biliyoruz durumu olmayan kadınların böyle şeylere bile bile göz yumduklarını.. Oda çok ayrı bi konu. Gerçi kadın hiç bir zaman böyle bişey olsada unutmaz diye düşünüyorum birlikte yaşamaya devam etse bile. Bu 99 yaşındaki adamda unutmamış.
http://www.nu.nl/opmerkelijk/2704661/99-jarige-wil-77-jaar-huwelijk-scheiden.html
Abonneren op:
Berichten (Atom)



